BOŞANMA-VELAYET-NAFAKA-MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT DAVALARINDA ÇOCUKLAR DİNLENEBİLİR Mİ?

Aile Hukuku, Genel, Medeni Usul Hukuku

T.C YARGITAY 
2.Hukuk Dairesi 
Esas: 2017/ 2060 
Karar: 2017 / 7969 
Karar Tarihi: 22.06.2017

“… 2-Velayeti davacı babaya verilen ortak çocuk 2002 doğumlu …’nın idrak çağında olduğu anlaşılmaktadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6. maddeleri gereğince, idrak çağındaki küçüğün ebeveynlerinden hangisinin yanında kalmak istediği konusunda hakim tarafından bizzat dinlenilerek görüşünün alınması, kardeşlerin ayrılmaması ilkesi de gözetilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre ortak çocuk …’nın velayetinin düzenlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir…”

Aldatan Eş Hakkında Tedbir Nafakasına Hükmedilebilir mi?

Aile Hukuku, Genel

TC. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.9040/K.11067 T.20/10/1999

“… Boşanma nedenini davalı belirtilen kusurlu davranışı ile sağlamıştır. Her nevi gereksinimi evlilik dışı yaşadığı kişi tarafından karşılanmaktadır. Kocasının yardımından yoksun kaldığı düşünülemez. Davalı boşanma davası sonucu ayrı yaşamak zorunda kalmamış, kendine yeni bir düzen kurduğu için, ayrı kalmıştır. O halde kocayı tedbir nafakası ile sorumlu tutma hakkaniyet kurallarına ve iyi niyet davranışlarıyla bağdaşmaz. Nafaka isteğinin reddedilmemesi bu nedenle doğru bulunmamıştır. …”

Nafaka Borçlusunun Yanında Kalan Çocuk İçin İştirak Nafakasının Durumu

Aile Hukuku, Genel
T.C YARGITAY Hukuk Genel Kurulu Esas: 2000/ 12-1092 Karar: 2000 / 1136 
ÖZET: Lehine nafaka hükmedilen çocuk yönünden borçlunun nafaka ödemekle sorumlu tutulması için çocuğun alacaklı yanında bulunması gerekir. Bunun aksi ileri sürüldüğüne göre borçlunun bu hususta gösterdiği deliller toplanmalı, tanıkları dinlenmeli varsa alacaklıdan da bu konudaki delilleri sorulup toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.

(1086 S. K. m. 429)

Taraflar arasındaki <itiraz> davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Aksaray İcra Tetkik Mercii Hakimliğince davanın reddine dair verilen 28.10.1999 gün ve 1999/153 E- 181 K. sayılı kararın incelenmesi davacı (borçlu) vekili tarafından istenilmesi üzerine;

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 28/12/1999 gün ve 1999/16746-17483 sayılı ilamı ile;

(…Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; itiraz dilekçesinde nafaka alacaklısı müşterek çocuk Hülya’nın tarafların fiilen ayrı yaşamaya başladığı tarihten bu yana borçlunun yanında kaldığı ve infak ve iaşesinin onun tarafından karşılandığı da ileri sürülmüştür. Hukuk Genel Kurulunun 14.05.1952 tarih, 2153-59 ve 24/09/1969 tarih, 423-702 sayılı kararlarında benimsendiği ve Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarında da vurgulandığı üzere lehine nafaka hükmedilen çocuk yönünden borçlunun nafaka ödemekle sorumlu tutulması için çocuğun alacaklı yanında bulunması gerekir. Bunun aksi ileri sürüldüğüne göre borçlunun bu hususta gösterdiği deliller toplanmalı, tanıkları dinlenmeli varsa alacaklıdan da bu konudaki delilleri sorulup toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN: Davacı (borçlu) vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

Davacı (borçlu) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 20.09.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.

T.C YARGITAY 2.Hukuk Dairesi Esas: 1997/ 3367 Karar: 1997 / 3566 

ÖZET: Velayeti eylemli olarak kullanmayan veli diğerinden hüküm edilen iştirak nafakası isteyemez. Somut olayda velayeti davalıda olmakla beraber ortak çocuk mahkemece konulan tedbir gereği davacı babanın yanında olduğu gerçekleştiğine göre bu dönem için davalı anne kullanmadığı velayet ve çocuk için yapmamış olduğu gideri isteyemez. Bu yönlerin dikkate alınmaması sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

 


(743 S. K. m. 148) (4721 S. K. m. 182)

Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Karar: İştirak nafakası velayetin eylemli olarak kullanılmasına bağlı bir alacaktır.

Velayeti eylemli olarak kullanmayan veli diğerinden hüküm edilen iştirak nafakası isteyemez. Somut olayda velayeti davalıda olmakla beraber ortak çocuk 06.11.1992 tarihinden 03.10.1995 tarihine kadar mahkemece konulan tedbir gereği davacı babanın yanında olduğu gerçekleştiğine göre bu dönem için davalı anne kullanmadığı velayet ve çocuk için yapmamış olduğu gideri isteyemez. Bu yönlerin dikkate alınmaması sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

Sonuç: Temyize konu hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine oybirliği ile karar verildi. 01.04.1997